23 ağustos 2012 prş.
yarın benim doğum günüm ama ben teoman dan bugün benim yaşgünüm ü dinlemiyorum.... sen geçerken sahilden sessizce gemiler kalkar yüreğimden gizlice.... diyor.
yüreğimden tren de geçiyor hem de açık açık yüreğimden öküzler de geçiyor möööleyerek. bu yürek ne yürek içinden bir kendisi geçmiyor.
bugün kızgınım güneşten de ... bugün yakıp yıkasım var..... bugün sorasım var.........bugün küfredesim var.
ama birşeysiz sadece kelimelere sığınıyor ve bekliyorum.
çok yorgunum ben . çoooooooooookkkkkkkkkkkkkk.
23 Ağustos 2012 Perşembe
19 Ağustos 2012 Pazar
öylesine bir kere daha 19,8,12
MFE.
Söyleyecek çok şeyi olupta hiçbirşey söyleyemeyen ya da söylemeyen bir adam mı dır sevdiğim yoksa bir rol bir ceset henüz kokmamış ve meşhur olmamış, kimmiş benim sevdiğim, korkmadan sevmeye ya da sevilmeye korkusuzca hazır olamamamış bir adam? sanırım yüreği yaralı ruhu sakat beyni uçmuş insanlar kolleksiyoneriyim ben. Adları değişsede adres tek olanda buluşan , insan en iyi kendini insanda tanırmış _Geothe_ ben kaybolmayı istiyorum bu akşam, tanımayın beni . Daha önceleri nerelerdeydiniz. Biliyorum işleri bol önemli adamlar cemiyeti sizin cemiyetiniz. mesul ve meşgulsünüz. sorumluluklarınız var takdir edilmeyen yaşantılarınız birilerine feda edilen. tak tak kapı burada da var sizden de başkaları. onlar da çalışıyor, üstelik sadece ruh biriktiriyorlar. güzel ruhlar olsun diye yaralı ruhları kendi yaralarıyla sarıyorlar. sana kırgınım birazcık, sana dargınım çokçacık, senin için ağlıyorum kalan bütün gözyaşımla, maviye bürünmüş günüm, lacivert geceye döndü. bilebilseydim ki bilmeyi istedim, denedim de üstelik ama ulaşamadım, anahtar bende idi, kilit sende , kiliti taşıyan öyle uzaktayken söyle nasıl dokunabilirdim nasıl ?nasıl bulabilirdim , bulunmak istemeyeni bulmayı kim bulmuşta ben bulacağım hıı söyle bana söyle HOŞÇAKAL ın dışında... birşey söyle ki yarına umudum olsun. dünden kalan anım olsun. Yok oysa .. hep ve hiç .. sözüm söz .
öylesine olmadı hiç, öyleydi hep yani AŞK VARDI.
Söyleyecek çok şeyi olupta hiçbirşey söyleyemeyen ya da söylemeyen bir adam mı dır sevdiğim yoksa bir rol bir ceset henüz kokmamış ve meşhur olmamış, kimmiş benim sevdiğim, korkmadan sevmeye ya da sevilmeye korkusuzca hazır olamamamış bir adam? sanırım yüreği yaralı ruhu sakat beyni uçmuş insanlar kolleksiyoneriyim ben. Adları değişsede adres tek olanda buluşan , insan en iyi kendini insanda tanırmış _Geothe_ ben kaybolmayı istiyorum bu akşam, tanımayın beni . Daha önceleri nerelerdeydiniz. Biliyorum işleri bol önemli adamlar cemiyeti sizin cemiyetiniz. mesul ve meşgulsünüz. sorumluluklarınız var takdir edilmeyen yaşantılarınız birilerine feda edilen. tak tak kapı burada da var sizden de başkaları. onlar da çalışıyor, üstelik sadece ruh biriktiriyorlar. güzel ruhlar olsun diye yaralı ruhları kendi yaralarıyla sarıyorlar. sana kırgınım birazcık, sana dargınım çokçacık, senin için ağlıyorum kalan bütün gözyaşımla, maviye bürünmüş günüm, lacivert geceye döndü. bilebilseydim ki bilmeyi istedim, denedim de üstelik ama ulaşamadım, anahtar bende idi, kilit sende , kiliti taşıyan öyle uzaktayken söyle nasıl dokunabilirdim nasıl ?nasıl bulabilirdim , bulunmak istemeyeni bulmayı kim bulmuşta ben bulacağım hıı söyle bana söyle HOŞÇAKAL ın dışında... birşey söyle ki yarına umudum olsun. dünden kalan anım olsun. Yok oysa .. hep ve hiç .. sözüm söz .
öylesine olmadı hiç, öyleydi hep yani AŞK VARDI.
8 Ağustos 2012 Çarşamba
8 8 12
Saymayı bırakınca alışkanlık, alışkanlık başlayınca bıkkınlık.
ilk gün ilk kayboluş, ikinci gün tutuş, üçüncü gün, uçuş.. dört beş altı yedi..
Gitme ve gitmeme de izin verme.
ilk gün ilk kayboluş, ikinci gün tutuş, üçüncü gün, uçuş.. dört beş altı yedi..
Gitme ve gitmeme de izin verme.
3 Ağustos 2012 Cuma
3 ağustos 2012 cuma 23.57
kocaman yazayım ki, küçük adamlar rahat okusunlar.
küçük adamlar büyük laflar eder, büyük lokma yutamazlar, küçük dünyalarında nedense, kocaman kadınlara rastlarlar hep, onları un ufak edip kendileri gibi küçültürler. küçültürler de kendilerine dönüştüremezler. kadın küçülse de büyür tekrardan, kadının özüdür bu. kadın adam a bütün ruhunu verir de eksilmez, hoş verdiğini alamaz adam da ondan eksilmez. adam kadını unutur unutmasına da asıl unuttuğu kendidir kadında. ve adam bitirir, kadın biriktirir adamları. adamlar gelir geçer, kadınlar kalır dağ gibi birikerek.
namus adamın elinin kiri yıkar geçer, kadının alın lekesi yapışır kalır diyenlere cevabım olsun.
elinin kiri kendi pisliğin yıkasan da hep sende kalır, alnına sürülen leke senin onurun taşımasını bil..
sevgili nazım sana da aşk olsun, kadınları içindeki hanımeli ebruli açan evlere kapattığın için.
bu gecelik bu kadar.
Henri Michaux ne demiş 'her bilgi yeni cehaletler doğurur'
ben de diyorum ki her yeni adam bir cehalet i giderir..
kocaman yazayım ki, küçük adamlar rahat okusunlar.
küçük adamlar büyük laflar eder, büyük lokma yutamazlar, küçük dünyalarında nedense, kocaman kadınlara rastlarlar hep, onları un ufak edip kendileri gibi küçültürler. küçültürler de kendilerine dönüştüremezler. kadın küçülse de büyür tekrardan, kadının özüdür bu. kadın adam a bütün ruhunu verir de eksilmez, hoş verdiğini alamaz adam da ondan eksilmez. adam kadını unutur unutmasına da asıl unuttuğu kendidir kadında. ve adam bitirir, kadın biriktirir adamları. adamlar gelir geçer, kadınlar kalır dağ gibi birikerek.
namus adamın elinin kiri yıkar geçer, kadının alın lekesi yapışır kalır diyenlere cevabım olsun.
elinin kiri kendi pisliğin yıkasan da hep sende kalır, alnına sürülen leke senin onurun taşımasını bil..
sevgili nazım sana da aşk olsun, kadınları içindeki hanımeli ebruli açan evlere kapattığın için.
bu gecelik bu kadar.
Henri Michaux ne demiş 'her bilgi yeni cehaletler doğurur'
ben de diyorum ki her yeni adam bir cehalet i giderir..
2 Ağustos 2012 Perşembe
Yazmak
2 Ağustos 2012 Perşembe
ne zaman yazmaya kalksam binlerce iş önümde belirir. vazgeçerim. ne zaman otursam daktilonun başına binlerce roman ve sözcükler gelir aklıma, vazgeçerim. ben bu havuzun içinden tekrar tekrar hangilerini kullanarak hayat a katarım. hiç. olurum. vazgeçerim.
yazmaktan vazgeçmek öldürür beni, yaşamaya okumaya dönerim. birgün derim ama bugün değil günüm nasılsa o havuz bana da verir sırrını ben de yazarım. sırrını.
sevdiklerim var benim sevmediklerim, özlediklerim var benim özlemediklerim. başucumda olanım, ayak altında kalanım, tuvalette sıçtığım, yatağımda yattığım, sarıldığım, uzak kaldığım, yemek yediğim, sevgilimle buluşmaya gittiğim, ayrıldığım, barıştığım, paylaştığım, çaldığım, çaldırdığım, saygı duyduğum, illa ki vardır bir nedeni dediğim, keşfettiğim, offf bu da ne yahu deyip anında unuttuğum, kadınım, erkeğim, çocuğum, taptığım, öyle de oluyor böyle de. öylesine. ben kitaplarımla sevişmeyi kimseyle sevişmeye değişmem.
................................l................
ne zaman yazmaya kalksam binlerce iş önümde belirir. vazgeçerim. ne zaman otursam daktilonun başına binlerce roman ve sözcükler gelir aklıma, vazgeçerim. ben bu havuzun içinden tekrar tekrar hangilerini kullanarak hayat a katarım. hiç. olurum. vazgeçerim.
yazmaktan vazgeçmek öldürür beni, yaşamaya okumaya dönerim. birgün derim ama bugün değil günüm nasılsa o havuz bana da verir sırrını ben de yazarım. sırrını.
sevdiklerim var benim sevmediklerim, özlediklerim var benim özlemediklerim. başucumda olanım, ayak altında kalanım, tuvalette sıçtığım, yatağımda yattığım, sarıldığım, uzak kaldığım, yemek yediğim, sevgilimle buluşmaya gittiğim, ayrıldığım, barıştığım, paylaştığım, çaldığım, çaldırdığım, saygı duyduğum, illa ki vardır bir nedeni dediğim, keşfettiğim, offf bu da ne yahu deyip anında unuttuğum, kadınım, erkeğim, çocuğum, taptığım, öyle de oluyor böyle de. öylesine. ben kitaplarımla sevişmeyi kimseyle sevişmeye değişmem.
................................l................
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)