19 Mart 2013 Salı

kızım a

............... Sen ben sussamda içimde bir sessin. nefessin, nefessiz gecelerimde, duamsın yaradana yarattığını pat diye alana, hiç acımayan çoğu zaman, ve sonra insandan anlayış bekleyen. Bir isyan gibi değil ki bu niye öyle olsun, yarattıysa kendinden üflediyse nefesinden. Seni çok ama çok seviyorum, seni çok ama çok özlüyorum, seni ama seni büyümüş ve ayakla rı üzerinde dimdik görmekte istiyorum Ben. Annen. Sözüm var da sözleşme var mı emin değilim. Biraz daha zaman, biraz biraz daha zaman. Bırak bu oda da geçsin, boş geçsin, ömrün kaç nefeslik ki o da böyle bitsin, yeter ki o yürümeyi bilsin. Sevgiyle can tanem, seni senden önce seven ben, benden sonra hep sevecek biliyorsun. Bensiz olmayacaksın hiç. birgün de ben sensiz olmayacağım. varsa eğer, dönülmeyen akşamın ufkunda buluşacağız.

26 Şubat 2013 Salı

gitmeyi düşünüyorum artık, yorgunluğumu taşıyamıyorum. kimseyi taşıyamıyorum artık. gitmek ardımda ne var, var olan bir evlat o da büyüdü ve uçuyor artık. ben vazgeçmeyi bilmeliyim ve vazgeçip gitmeyi .. gideceğim en kısa zamanımda. özellikle seni bırakıp istanbul. yorgunum dinlenir miyim bilmiyorum, hiçbirşeyi bilmiyorum aslında. bildiklerimi sandığımı da . azıcık aş kaygısız baş ta değil günümüzde. ölüme gidiyor insanlar, çekincesiz mi sanmam ama yapacak birşeyleri kalmayınca yapacakları tek şey kalıyor, onurluca gitmek. birinin canını değil kendilerinin canını alıyorlar. onlardan alınan herşey e kendilerinde kalan son şeyi kendileri alarak söz de belki de bir teselli gibi, son verip gidiyorlar işte. acıma mı duyuyorsunuz, acımayın onlar yaşarken acımadınız ki, şimdi bu iki tane yüz ya da yüzsüzlüğünüz niye. yurdum insanı çaresizlikten dökülüyorken, avrupamın insanı dertsizlikten gidiyor. yine de insanın söz konusu olduğu her olayda peşinsiz yargısız olmalı. gideceğim zamanın en elverdiği kısalıkta. kalmayacağım. ne burada ne de kendi dünyamda. yorgunum. çok yorgunum hani yorgunluktan uyuyamazsınız ya yorgunluktan ölemeyecek kadar da yorgunum.