12 Eylül 2012 Çarşamba

BUGÜN KARA EYLÜL ONİKİSİ GÜN 32 YIL ÖMÜR


kapkara birgün bugün 32 yıl öncesinden gelen değil, 32 yıl önce olanın bugünki insanlar tarafından hiç mi hiç hatırlanmaması. tamam anlayabilirim o yıllarda çocuk olan o yıllarda doğan hatırlamayabilir ama o yıllarda genç olanlar ya onlar, belki de utançlarından unutmayı seçtiler, çünki tıpkı yakılmayan kitaplar gibi ucuzdur belki de kumaşları ya ondan olabilir ve bunu bilmek unutmayı seçtirmiştir ahhhh keşke öyle olsa o bile bir onurdur. hergün vurulan onca insan ve onca genç özellikle solu seçmiş gençler ..... içimin acısı katran karası, şimdi ne adam gibi adam var ne kadın gibi kadın, hepimiz öğrendik kaypaklığı hepimiz öğrendik dünyanın kaç bucak olduğunu dünya para kaçır bucak kur dünyası.. kendi adıma mücadele verdim en çok ta gençlere emek verdim, ölmedim ama yaşarken de karşı olduğum şeylere boyun eğmedim. para değil insan biriktirdim, çoğu bıraktı gitti beni, vefa görmedim falan filan ama sitem de etmedim, ben sitem etsem ayıp bana, canlarını verenin sitem etmeye bile canı yoksa ben kimim ki, herkese sevgiyle baktım, çıkarsız, gençtiler, ellerinden tuttum, acıları vardım avuttum, yollar vardı seçin demedim, seçebilirsiniz dedim, ve umut olsun istedim... umudumu ve sevdamı alamadılar benden. herşeye rağmen bugündeyim. buradayım. sustuğum çok oldu, konuştuğum az. eylem her an. sizlere bir özür borcumuz var. sizlere can borcumuz var, üzgünüm.

1 Eylül 2012 Cumartesi

kızım için

24 ağustos 2012 cuma 22 07


Canım birtanem seni özlüyorum. Bana bir günaydın demen en büyük doğum günü hediyesi olabilirdi. Yoksun. Aramadın da.
bekliyorum hala aramanı .
bugün 1 eylül 2012 cumartesi 09.56ım

dünya barış günüymüş. pöh gülmekten ölmemek için az güldüm. asıl dünya barış günü şu yukarıdaki resimde bulunan hanımların bir araya gelişi olmalı. niye ki ne diye sorulursa, cevabı herkesin kendinde saklı . 
bu resimde eksik kalan, kalmak istediğindendir. kalsın. 
hayat hergüne minik süprizler saklayan şaklabandır. (hayat ölümcül bir hastalıktır diyen w.allen a hitaben) benim için öyle özellikle şu sıralar. yaşı 40 ı geçen var mı aranızda. vardır. 40 tan sonra azanı derler, 40 ın da erdi derler. 40 tırt derler velhasıl 40 bi yaştır ki dönümlere gark olması beklenen. ya 60 a ne demeli.. hop 60 lıkların ne işi var burda demeyin kızlar... bigün bizde o yaşta olunca bu yaşta olanlara bakıp ders alalım, fevz alacaklarımıza rastlamadık ya henüz olur a olur.
evet nerde kaldık, hayat ın şaklabanlıkları üzerinde idik. ya herşey geçiyorsa kendimize geçirmek niye. şöyle bi sihir yapayım değişeyim istiyorum bazen, acaip kafa bi kadın olayım, süperrrr hatta ohha süper mega üstü mega süper. beden öyle küçük ki, almaz, çatlarım. 
şimdi, kuantum a göre tekten çoğuluz ya, yani ben ne yaptımsa onlar da mı yapmış oluyor ya da onlar ne yaptıysa ben de mi yapmış oluyorum öyleyse, niye hala tatminsiz bi halde yaşamaktayım. hıh ...
yarım kalan bütün hayatları tamamlamaya gelenler de yarım bırakıp gidiyor. belki de dönüşüm bu, kızlar şu an burdasınız işte, yaptığınız herşey iyidir. iyi olmuştur, bir adım kalmalı geriye derdim, kalmasın. yaşadığımız kalsın. ama iyi ama kötü, ki ne iyi ne kötü yaşananlar. kuantumda isen. ne iş ya ağır roman daki o sahne misali herşey soyut bi ben somut.. ya da herşey somut bi ben soyut... 
zarife hanım, süreyya hanım,  anası babası olmayanın hiçkimsesi olmuyor. olsa da değerini anlamıyor. çünki insan sanıyor ki senin bu dünyaya ziyarete gelmene izin verenler seni reddedince herkes reddediyor. ve bazen büyümek istemiyorsun çocuk kalırsan belki bi anne baba bulurum zannı ile. 
yok burada biber olmasın, küpe çiçekleri ve muz niyetine bişilere ihtiyacımız var. 
öylesine gelen öylesine gitsin, öylesine hep var olsun. sizi seviyorum ulennnn.
=))))