26 Şubat 2013 Salı
gitmeyi düşünüyorum artık, yorgunluğumu taşıyamıyorum. kimseyi taşıyamıyorum artık.
gitmek ardımda ne var, var olan bir evlat o da büyüdü ve uçuyor artık. ben vazgeçmeyi bilmeliyim
ve vazgeçip gitmeyi .. gideceğim en kısa zamanımda. özellikle seni bırakıp istanbul.
yorgunum dinlenir miyim bilmiyorum, hiçbirşeyi bilmiyorum aslında. bildiklerimi sandığımı da .
azıcık aş kaygısız baş ta değil günümüzde. ölüme gidiyor insanlar, çekincesiz mi sanmam ama
yapacak birşeyleri kalmayınca yapacakları tek şey kalıyor, onurluca gitmek. birinin canını değil kendilerinin
canını alıyorlar. onlardan alınan herşey e kendilerinde kalan son şeyi kendileri alarak söz de belki de bir
teselli gibi, son verip gidiyorlar işte.
acıma mı duyuyorsunuz, acımayın onlar yaşarken acımadınız ki, şimdi bu iki tane yüz ya da yüzsüzlüğünüz niye.
yurdum insanı çaresizlikten dökülüyorken, avrupamın insanı dertsizlikten gidiyor.
yine de insanın söz konusu olduğu her olayda peşinsiz yargısız olmalı.
gideceğim zamanın en elverdiği kısalıkta. kalmayacağım. ne burada ne de kendi dünyamda. yorgunum.
çok yorgunum hani yorgunluktan uyuyamazsınız ya yorgunluktan ölemeyecek kadar da yorgunum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)